Bir yıl önce uyarmıştı! Fon krizinin ardından Dervişoğlu’nun sözleri yeniden gündemde
Türkiye’de yatırım fonları üzerinden yaşanan kriz, geçmişte yapılan uyarıları yeniden tartışmanın merkezine taşıdı.
Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verildi. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre söz konusu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor.
DERVİŞOĞLU AYlar ÖNCE MECLİS'TE UYARMIŞTI
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, fon piyasasındaki risklere ilişkin 2025 yılındaki grup toplantılarında ve Meclis konuşmalarında çeşitli uyarılarda bulunmuştu.
Dervişoğlu, 22 Ekim 2025 tarihli konuşmasında piyasalardaki manipülasyon iddialarına dikkat çekerek küçük yatırımcıların durumunu gündeme getirmişti.
12 Kasım 2025'te ise daha sert ifadeler kullanan Dervişoğlu, dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile SPK yönetiminin bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığını bildiklerine ilişkin açıklamalarını hatırlatarak şu ifadeleri kullanmıştı:
“Bunca zamandır biliyorlarmış ama susmuşlar. Yani biliyorlarmış ama önlememişler.”
ŞİMŞEK DE “BAZI FONLAR ÜZERİNDEN MANİPÜLASYON” DEMİŞTİ
Tartışmanın dikkat çeken noktalarından biri de Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 4 Kasım 2025 tarihinde yaptığı açıklamaydı. Şimşek, “Özellikle bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz” ifadelerini kullanmıştı.
Dervişoğlu’nun daha önce yaptığı açıklamalar ile bugün ortaya çıkan tablo arasındaki bağlantı, kamuoyunda özellikle “Riskler biliniyorsa neden daha erken önlem alınmadı?” sorusunu gündeme getirdi.
455 BİN YATIRIMCI ETKİLENDİ
SPK verilerine göre tasfiye kapsamındaki 131 fonda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor. Krizin boyutu, fonlardaki varlıkların değerlemesi, likidite sorunları ve yatırımcıların alacaklarının nasıl karşılanacağı konusundaki tartışmaları da beraberinde getirdi.
Dolayısıyla Dervişoğlu’nun 2025 yılında yaptığı açıklamalar, bugün yaşanan gelişmeler ışığında yeniden gündeme taşınmış durumda. Ancak geçmişteki uyarıların mevcut krizi doğrudan öngördüğünü söylemek yerine, açıklamaların fon piyasasındaki manipülasyon ve denetim risklerine ilişkin daha önce yapılmış siyasi uyarılar olduğu ayrımını korumak gerekiyor.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!